BAŞKÖŞE

Ayşe Karabıyık

Yaşlı annesinin adı da Ayşe, Ayşe’nin.

Dört çocuğu var biri kız. Bir oğlundan torun sahibi olmuş. Epey yol almış ancak henüz 45 yaşlarında. Yakın zamanda kaybettiği alzheirmerlı kayınvalidesinin de, gözleri görmeyen kayınpederinin de bakımını o üstlenmiş. Aslında  Konyalı olan ailesi, Ayşe 2 yaşındayken Yelki’ye yerleşmiş.

Emekle yoğurulan ekmekler…

Yelki, İzmir'in Güzelbahçe ilçesinde bulunan yaklaşık iki bin beş yüz nüfusu olan bir mahallesi.

Cumartesi günleri uzun bir sokakta kurulan pazarı, küçük mahalle ve köy pazarları arasında pek de özellikli değil aslında. Ancak bu pazara sadece Ayşe’nin ekmekleri için gidilebilir. Konyalı olan ailesi, Ayşe 2 yaşındayken yerleşmiş Yelki’ye. Köyün içinde oturdukları evin bulunduğu meydanda, mahallelinin imece usulü yaptırdığı fırında pişiyor ekmekler. Kuzeni pazarda satıyor.  Pazarda ekmek bittikçe Ayşe yeniden yapıyor. Çalışkan, emektar, marifetli Ayşe bir cumartesi gününü böyle geçiriyor. Fırının yerini keşfedenler arabalarıyla villalarına giderken durup sıcak ekmeklerini alıyor.

Ona sorarsan çok kolay bu iş. 

Hamuru tutmuş, ekmekleri yoğurmuş, onlar kabarırken kalan ekmek hamurundan yapılacak pidenin içini hazırlamış, hasta kayınpederinin kahvaltısını hazırlamış…Ve fırının önüne geldiğimde içine çalı çırpı atıyordu.  Yeterince ısındığını düşününce içindeki közleri fırının dışına çekip, ekmek teknesinden tek tek yuvarladığı ekmekleri fırına yerleştirdi ve bir eski tepsiyle fırının ağzını kapattı. Hızla evine yöneldi ve elinde iki tepsiyle geri geldi. Fırına sacayağını yerleştirip tepsileri üzerine koydu. Hem ekmekler hem pideler pişiyor, mis gibi kokular geliyordu.

“Tarifi nasıl?” diye sordum. “Evde ne varsa” dedi. Patlıcan, patates, kabak… evde tek tek kalmış ne varsa içine koydum.  Bir süre sonra fırının kapağı olarak kullandığı tepsiyi çekerek, pidelerin altının pişip pişmediğini kontrol etti, tepsiyi açınca kokular tüm mahalleye yayılmıştı, konu komşu kokulara toplanmaya başlarken hangi ara demlediğini anlamadım elinde çay tepsisiyle geliyordu.  

Tam anlamıyla güçlü bir Anadolu kadını Ayşe. Emektar elleriyle, hayat mücadelesiyle, aileyi çekip çeviren, mutfağı döndüren, marifetli, kudretli Ayşe. 

Eve vardığımda üç saat kadar geçmişti ama gönlübol Ayşe’nin ekmeklerinin sıcaklığı hala yerindeydi. İki dilim arasına bir parça tereyağı ve çökelek, emeğinin sıcaklığıyla anında eridi. 

Başköşelik emektar Ayşe’nin emekleri için her cumartesi Yelki Pazarında olacağım.

Hayatımıza lezzet katan emektar kadınlara şükran ve minnetlerimizle…