BAŞKÖŞE

Cevriye Aksoy

Kızı Gamze Aksoy Sürücü'nün Sözcükleriyle...

Koruyan, kollayan, mükemmel bir muhacir babanın kızı olarak, büyük sevgi ve ilgiyle büyümüş annem. Selanik’ten göçüp İç Anadolu’ya yerleşen pek çok göçmen aile gibi kendi içlerine kapanık bir aile hayatları varmış. Altı kardeşe eşit bölünüp her lokmasında yalnızca yiyeceğin değil, sevgi ve güvenin de paylaşıldığı leziz yer sofralarında büyümüş. Tavuklu, kelleli, pideli yemeklerine mis gibi taze yayık ayranı eşlik eder, kardeş payı edildikçe yenen içilenin lezzeti katbekat artarmış. Kalabalık bir ailede büyürken, sorumluluk almanın, bir malzemeden farklı farklı lezzetler üretebilmenin sırrını da öğrenmiş farkına varmadan. Sadece mutfak mı? Dantelinden dikişine, yemeğinden ev işine kadar her şeyi tam yapan bir annenin kızıyım ben.

Benim için yemek yapmayı bilmek bir anne mirası. Eğer mutfakta bir şeyler üretebiliyorsanız aç kalmazsanız. Evinizde ocağınız tütüyorsa, o evde yemek pişirilebiliyor ve yenebiliyorsa, hayat var demektir. Annem en inanılmaz malzemelerden mükemmel lezzetler üreterek büyüttü bizi. Hem yemek, hem de resim mutfağımda sınırlı ve farklı malzemelerle üretebilmeyi annemden öğrendim. Annesinin Kızı kitabının illüstrasyonlarını çizerken annemin hayatımdaki yerini bir kez daha anladım.