BAŞKÖŞE

Güler Barlas

Kızı Neslihan Barlas'ın sözcükleriyle...

Göçmen bir ailenin kızı olan annem, üç kız kardeşin en küçüğü olduğu için biraz tadı çıkartıla çıkartıla, şımartılarak büyümüş. Eğitimi konusunda büyük destek görmüş ve okuyup ilkokul öğretmeni olmuş. Bir buçuk yıl öğretmenlik yaptıktan sonra evlenmiş ve babam çalışmasına razı olmamış. Bana hamileyken babamın tayini nedeniyle gittikleri Elazığ’da kendisini çok yalnız hissetmiş. Bir süre sonra İzmir Karşıyaka’ya gelmiş ve yerleşmiş. Tabi babam da hemen ardından…

Büyük bir ailede, iki katlı, içten merdivenli, bahçeli, sekiz odalı, kocaman bir evde büyüdüm ben. Sofra adabı ailemizde çok önemliydi. Büyük yemek masasına serilen beyaz örtü, yemeğin ciddiyetini vurgulardı adeta. Çorbamız, zeytinyağlılarımız, salata, etli yemek ve pilav sırasıyla soframızı şenlendirir, yemeğin sonunda mutlaka tatlı ve meyve ikram edilirdi. Annemin ıstakoz, karidesli pilav, midye pilavı, mayonez gibi Göztepe Kız Meslek Lisesi bilgileriyle yaptığı modern yemekleri vardı. Babaannemin daha geleneksel yemekleriyle birleşen annemin modern ve üretken mutfağından çok şey öğrendim. Bir sebzenin her yerinden farklı lezzetler çıkartmayı, kışlık erzak hazırlığı yapmayı, salça ve reçel yapmayı, yemekleri şık sunumlarla ikram etmeyi, mutfakta üretilenlerin sofrada beraberliği getirdiğini hep annemi gözlemleyip, ona daha küçücük yaşımda çıraklık yaparken sevdim.