BAŞKÖŞE

Hacer Solmaz

Yaptığınız banaysa öğrendiğiniz size!

Nevşehir’in Kozaklı Köyü’nde büyüdüm... Yöremize özgü patatesli içli köfte, yağlama, gendime, sıkma, yayla çorbası ve tarhana gibi birçok yemeği yapmayı annem Safiye Çelik’ten öğrendim.

Kız kardeşimden daha çok ilgilenirdim mutfak işleriyle... Öyle ki 5 yaşımda mutfağa girdim. Çok hamarat ve nüktedan olan annem, bize ev geçindirmekten yemek yapmaya birçok konuda örnek oldu. İş bitirici olmaya ise çok önem verirdi. Yapılacak işlerin üzerine düşelim, oyalanmadan bitirelim diye bizi teşvik eder “İş senin üstüne gelmesin, sen işin üstüne git!” derdi.

Mutfak araç gereçlerinin kullanımından yemek yapmanın püf noktalarına, ekmek bıçağının ayrı olmasından yemeklere ait mani ve deyişlere kadar birden fazla konuda bilgi sahibiydi. 

Tam bir Anadolu kadınıdır annem.  

Misafirimiz geleceği zaman çabucak yağlama yufkasını yoğurmaya başlardı. Yufkayı pişirirken de “Yağlamanın yufkası şişer, şişen keseye düşer.” deyişini söylemeyi unutmazdı. Söylentiye göre yağlamanın yufkası pişerken ne kadar çok kabarırsa o kadar çok zengin olunacağına inanılırmış.  

Hep “Gittiğiniz yerde rahat edersiniz. Yemek yapmayı, ev geçindirmeyi öğrenin...” derdi.  İyi ki de öyle demiş! 

“Yaptığınız banaysa öğrendiğiniz size”  sözü kız kardeşimin ve benim hayatımızda rehber olmuştur. Onun özlü sözleriyle kavradık ve anladık pekçok şeyi... En önemlisi iyi ve mutlu bir insan olmayı. Sağlık ve huzurla...