MUTFAKTAN

Tavuk Dolması

Ladesim lades olsun mu?..

İşlenmiş ürün kullanmıyorsanız lades kemiğini sıkça görüyorsunuz demektir.

Bizim yılbaşı sofralarımızın kült yemeği Tavuk Dolması'ydı. Çocukluğumuzdan bu yana her yılbaşı yapılmıştır. Tavuk dolmasını bitirmeye çalışmamızın sonunda da bir heyecan vardı. Bilinçli olarak babama verilen parçadan lades kemiği çıkar ve üçümüzle birlikte lades kemiği kırılır, lades tutuşulurdu. Babam o kadar iddialıydı ki, üçümüze karşı bir olarak oyuna girerdi. Daha sofradan kalkmadan, hatta kemiği kırdıktan sonra “al bunu at!” deyip elimize verir, biz ladesi anında unutarak, kemiği alır oyunu kaybederdik. Bu durum beni yıllar içinde çok hırslandırmış, ergen yaşlarda babamla tutuştuğumuz bir lades altı ay kadar sürmüştü. Sonra sıkılıp anlaşarak bitirmiştik. Babam, Amcamla tutuştukları bir ladesin iki yıl kadar sürdüğünü söylerdi. 

Kuru üzüm pestili, mısır patlatmaları, petibör bisküvi arası sakızlı lokumlar, yemekler yendikten sonra, çerezlerle birlikte geceyi devam ettiren eğlenceliklerdi. En keyif aldığımız eğlenceliklerden biri de, küçük kaşıklarıyla bakkallarda satılan şekerli leblebi tozuydu. Annem toz şekerle sarı leblebiyi havanda döverek bize aynısını hazırlardı. Leblebi tozundan bir kaşık ağzımıza alıp, “yusuf!” diyerek ağzımızdaki tozu birbirimizin yüzüne püskürtüp, komik suratlar haline gelirdik ve buna katılarak gülerdik. İki çocuk, iki ebeveyn, okey masasını tamamlayan sayıda olduğu için, ıstakalar çıkarılır, taşlar yeşil çuhaya dökülür, oyun başlardı. Babam kahve kültürünün ona kattığı tecrübeyle, oyunlarda genellikle bizi yenerdi. Bizim de heyecanlanmamız için, bazen yenilmeye çalışırdı. Okeyden sonra kağıtlar çıkartılır, papaz kaçtı, pişti gibi oyunlar oynanırdı. Tabii ki gecenin sonuna doğru, tombala yılbaşının vazgeçilmez klasiğiydi. Akıldan çok şansa dayalı, eğlenceli bir oyundu. 

Saat 12’den önce, o gün çok yorulan annem ve çocuklar olarak biz uyumamaya gayret edip, yeni yıla birbirimizi öperek girerdik. Ve, o akşam için yapılmış yemekler, ertesi akşam da bizi misafir ederdi. 

Böyle büyüdük… yediğimiz herşey doğaldı, emek vardı evlerde. Herkese emek verdiği ve karşılığını aldığı bir yıl dilerim.

Malzemeler:                                                   
Bütün köy tavuğu - 1 adet                               
Patates - 1 kg                                             
Bezelye - 250 gr                                             
Havuç - 1 büyük boy                                      
Yeşil biber - 2 adet                                          
Kırmızı biber - 2 adet                                      
Domates - 6 adet                                        
Zeytinyağı - 1 fincan                                   
Toz karabiber - 1 çay kaşığı
Toz kırmızıbiber - 1 çay kaşığı
Elma sirkesi - 1 yemek kaşığı
Limon - 1/2
Su - 1 su bardağı
Tuz

Tavuğun içi için;
Çam fıstığı - 1 fincan
Tavuk ciğeri - 250 gr
Taze soğan - 6 adet
Maydanoz - 1/2 demet 
Toz karabiber - 1 çay kaşığı
Baldo pirinç - 1 su bardağı
Tereyağı - 3 yemek kaşığı
Tuz

Yapılışı:
İçini yaparken;
Tavuk ciğerlerini küçücük doğrayın. Ciğer kokusunu sevmiyorsanız, 1 yemek kaşığı elma sirkesi ekleyin. Bir tencerede hafif ateşte, suyunu çekene kadar karıştırın. İncecik doğranmış soğanları, tereyağını, karabiberi, arzu ettiğiniz kadar tuzu, ciğerlerin olduğu tencereye ekleyin. Yıkanan ve suyu süzülen pirinçleri ve 1 çay bardağı iyi suyu katıp karıştırın. İç pilav suyunu çekince, tavada kuru kuru kavurduğunuz fıstıkları ve ince doğranmış maydanozu tencereye ekleyip, karıştırıp ocağı kapatın. Dilerseniz iç fıstığa bir avuç da badem ekleyebilirsiniz. Bademi pilavın içinde çok seviyorum. 

Tavuğa sürülecek sos için;
Biraz zeytinyağı, yarım limon, kırmızı toz biber, toz karabiber, tuzdan oluşan bir karışım hazırlayın.

Tavuğu hazırlarken;
Hazırladığınız sosu önce içinden başlayarak, elinizle içi temizlenmiş bütün tavuğun her tarafına sürün. Hazırlanan iç pilavı, tavuğun açık olan kısmından içine boşluk kalmayacak şekilde doldurun. Bir iğne iplik yardımıyla ağzı açık kalmayacak kadar dikin. Tavuğun dikilen kısmı aşağıya gelecek şekilde fırın tepsinin ortasına yerleştirin. 

Garnitür için;
Patatesleri ve domatesleri elma dilimi doğrayın, kırmızı ve yeşil biberleri üçe bölün, havucu küp ya da ince uzun doğrayın. Bezelyeyi, zeytinyağını, elma sirkesini, toz kırmızı biberi, karabiberi ve tuzu katıp elinizle tüm sebzeleri bir kapta karıştırın ve tepsinin ortasındaki tavuğun etrafına yayın. 1 su bardağı suyu, yavaş yavaş tepsinin dört kenarından ekleyin. 180 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 45 dakika pembeleştiğini görünceye kadar pişirin.