PAZARDAN

Salı günleri Güzelbahçe Pazarı...

İzmir'in el değmemiş semtlerinden biri; Güzelbahçe.

Her ne kadar mandalin bahçelerini katlederek yerine sözüm ona modern, "konak" dedikleri küçük siteler yapsalar da, belediyeciliği kötü de olsa, bir yıldır yaşamayı tercih ettiğim bu semtte olmaktan dolayı mutluyum. Sakin bir banliyö diyebilirim, şehir merkezine yakın, havası temiz, oksijeni bol, yetmişli yılların tarzını yaşatan müstakil evleri ve mahalle hayatıyla bana çok iyi geldi burası. Zira otuz yıldır yaşadığım Bostanlı artık eskisi gibi değil. 

Güzelbahçe'nin bir tarafı İzmir'in kekik kokan dağlarıyla, diğer tarafı denizle çevrelenmiş. Pazar günleri Güzelbahçe'nin Yaka Köyü'nde bir köylünün bahçesinde kahvaltı yapabilir, doğal ürünlerin satıldığı küçük pazarından mutfağınızı doldurabilirsiniz. Gelelim salı günleri şimdilik geçici yerinde kurulan Güzelbahçe pazarına. Bolca köylü üreticinin satış yaptığı küçük, kolay alışveriş yapabileceğiniz bir pazaryeri. Dağlardan toplanan doğal ürünlerin de sergilendiği, bunun yanında gerçek köy yumurtası, lezzetli tereyağı ve peyniri gibi pekçok ürünü satın alabileceğiniz bir fırsat sunuyor. 

Nuray bu köylülerden biri. Onu çok sevdim, hem aklı, hem de samimiyeti az bulunur türden. Onlarla asla pazarlık yapmam, ürününe güveniyorsam, emeğine de saygı gösterip müdavimi olurum. Nuray da annemi ve beni çok sevdi. Her salı günü önce onun tezgahına gidip tükenmeden alırız Nuray'ın getirdiklerini. Ege'de yaşadıkları halde hala sarmaşıkı (yabani kuşkonmaz) pişirmeyen komşularıma ikram etmek için aslında bir bağ alacağım otu, dört bağ alırım ondan. Modern hayatın içinde savrulan, kavrulan bizler için bu insanlar çok önemlidir zira.